Yeşil İklim Fonu: beş kilit gerçek – Suzanne Goldenberg

The Guardian’dan Suzanne Goldenberg Yeşil İklim Fonu’nu sizin için özetliyor.

1. Bu fon da neyin nesi?

Yeşil İklim Fonu, kalkınmakta olan ülkelerin sera gazı emisyonlarını kısabilmeleri veya gelecekteki iklim değişimi için planlama yapabilmeleri için ana finansman kaynağı olarak tasarlandı.

Pratikte bunun karşılığı güneş enerjisi tarlaları yatırımları olabilir, yükselen deniz seviyelerine karşı deniz surları inşa etmek olabilir, veya tarım mahsülleriyle ilgili araştırmalar olabilir.

Bu pratik hususların yanında fonun çok büyük bir sembolik değeri var.

Kalkınmakta olan ülkeler, fonu, iklim değişimine en az sebep olanların en kötü sonuçlara katlanmak zorunda kaldıklarının kabul edilmesi olarak görüyorlar.

Bu kendini fonun yapısında da gösteriyor. Diğer uluslararası finansal kurumların aksine, Yeşil İklim Fonu’nun yönetimi zengin ve fakir ülkeler arasında eşit olarak bölünmüş durumda.

2. Fonda ne kadar para var?

Obama’nın vaadiyle beraber şu anda toplam 6 milyar dolar. Bu, kurucularının hayal ettiği rakamın çok altında: bu ayın (Kasım 2014) sonuna kadar 10-15 milyar dolar düşünülmüştü.

Ancak ABD’nin güçlü taahhüdü – ve ardından Berlin’de yapılacak konferans – ile miktarın artması bekleniyor.

3. Bu 10 milyar dolar yeterli olacak mı?

Yanına bile yaklaşamaz. Bu anca başlangıç sermayesi olabilir. Sanayileşmiş ülkeler iklim finansmanını 2020’ye kadar yıllık 100 milyar dolara çıkaracaklarını vaat ettiler. Bu fonun büyük bir kısmı özel sektörden gelecek, hükümetlerden değil.

4. Sadece zengin ülkeler mi ödeme yapıyor?

Hayır. Birleşmiş Milletler iklim müzakerelerinin diğer boyutlarının aksine, bu fona hem kalkınmakta olan ülkelerin hem de sanayileşmiş ülkelerin para koyması öngörüldü. Güney Kore, Endonezya ve Meksika hali hazırda katkı koydular. Peru ve Kosta Rika’nın da vaatte bulunması bekleniyor.

5. Para nereye gidecek?

Orası henüz belli değil. İlk olarak 2010’da önerilen fon anca geçen ay (Ekim 2014) tam kadro çalışmaya başladı. Projeleri kimin kontrol edeceği ve paranın nasıl harcanacağına fonun mu yoksa ulusal hükümetlerin mi karar vereceğiyle ilgili bayağı kavga gürültü oldu. Ancak, projelerin emisyon azaltımı ve iklim riskini düşürme arasında eşit olarak paylaşılması konusunda genel anlamda bir anlaşmaya varılmış durumda.

*

Not: Bu yazı 15 Kasım 2014’te Guardian’da Green Climate Fund: five key facts başlığıyla yayınlandı.