Blog yenilendi !

15 aydır aktif bir blog Bir Şey’in Anıları. Kendim de beklemiyordum bu kadar istikrarlı bir şekilde blogu aktif tutabileceğimi. Toplamda 80’e yakın yazı var blogda, yani ayda ortalama beş yazı yazmışım.

Çeşitli evrelerden geçti blog, benimle beraber o da evrildi.

  1. Başlarken (Ekim 2013) bu blogla tam olarak ne yapmak istediğimi bilmiyordum. Aklımda dönüp duran ne var ne yoksa yazdım. Bazen de Hite Raporu’nun anket sorularından ilham aldım.
  2. Sonra (Ağustos 2014) oturdum yazdıklarımı okudum. Bir başkasının günlüğünü okur gibi… ve kendimle ilgili bir sürü şey öğrendim. Dert ettiğim temel meselelerden oluşan Aklıma Takılanlar bölümü böyle ortaya çıktı.
  3. Bunun hemen ardından (Eylül 2014), başkalarının yazdıklarını okumaya başladım. Bu da Çeviriler ve Sanat Sepet bölümlerini oluşturdu.
    Bu sayede hiç aklıma gelmemiş olan birçok soruyla tanıştım. Ama bir yandan da blog kişisel deneyimlerdense görüş ve düşüncelerle doldu.

Şimdi yeni bir evreye geçiyorum. (Ocak 2015)

Aslında iki evreye birden geçiyorum denebilir. Şöyle:

[Erotik yazında] başarısız cinsellik yok. Herkes ha bire sevişiyor ve hiçbir aksaklık olmuyor. …

Belki de “erotik başarısızlık öyküleri” yazmalı.

İşte buradan hareketle, erotik öyküler yazacağım. Başarısızlık öyküleri. Otobiyografik olacak bu öyküler. Sevişme esnasındaki kaygılarım, gerginliğim, hayal kırıklıklarımı anlatmaya çalışacağım.

Bunları Öyküler bölümünde bulabilirsin.

  • Bir yandan da Dossie Easton ve Janet W. Hardy’nin “Etik Sürtük” (The Ethical Slut) kitabını okuyorum. Metne eşlik eden egzersizleri yaparken bir yandan da çağrışımlarını yazıya dökmeye çalışacağım.

Bunları da Etik Sürtük Alıştırmaları bölümünde bulabilirsin.

Bu arada, bir arkadaşım sayesinde yeni evreye yeni bir tasarımla geçiyorum. Sayfanın artık bir afişi var. Ayrıca görselleri de arttırdım, şimdi birçok bölüme ve yazıya görselleri takip ederek ulaşılabiliyor.

Yeni yazılardan haberdar olmak veya sırf sohbet etmek için birseyinanilari{at}riseup.net adresinden bana ulaşabilirsin.

Blogda yeni bir evre

Bu blogdaki ilk yazıyı 4 Ekim 2013’te yayınlamışım. O tarihten beri de tam kırk yedi yazı yazmışım. Haftada en az bir yazı.

Şunu diyerek başlamıştım:

“Birilerini eğitmek gibi ulvi bir amacım yok. Sadece, aklımdaki dağınık fikir parçalarını derli toplu olarak anlatmaya çalışmanın benim için eğitici olacağını düşünüyorum. Hem, belki, bunu okuyan birinin aklına ilginç bir şey gelir de benimle paylaşır.

Meseleyi çözmüş olduğum için değil, tam tersine, meseleyi anlamaya dahi çok uzak olmanın öfkesiyle yazıyorum.”

Daha önce de bir yerde söylemiştim ya, her hafta bilgisayarın başında birkaç saatimi bir başkasının okuyabileceği yazılar oluşturmaya çalışmanın kendisi (okuyucunun halini bilemem) benim için do-it-yourself psikanaliz seansları etkisi yarattı.

Kendimle ilgili birçok şey keşfettim.

Üstelik, bazı haftalar konu hazırdan yaşamın içinden falan gelmedi, oturup “Bu hafta ne yazsam” diye kafa patlatmam gerekti. Bu da birçok normal bulduğum şeyi sorgulamamı sağladı.

Uzun lafın kısası, ortaya çıkan sonuçtan memnunum. Ama sonucun ne olduğunu pek de bilmiyorum esasında… Şimdiye kalets talkdar hiç dönüp yazıları okumadım – bağlantılı konularda yazmıyorsam.

İşte şimdi, blogu baştan okumaya karar verdim. Ve seni de bu okumaya dahil etmeyi umuyorum.

Bazı yazıların, her ne kadar ayrı ayrı yazılmış olsalar da, ortak bir problematik bağlamında birlikte okunabileceklerini sanıyorum. Yapmayı planladığım da, bu kesişim noktalarını bulmak ve önceki yazıları derleyip başka anlamlara gelecek şekilde yeni yazılar oluşturmak.

Bu arada belki elim giderse blogun görünümünü de azıcık değiştirebilirim, bazı yazıları daha erişilebilir yapmak için.

Blogu okurken, ne şekilde devam etmek istediğime karar vermeye çalışacağım. Belki içerik konusunda da değişiklikler yapmakta fayda olabilir.

Tüm bu olan bitende elbette ki yorumlara falan her şeye açığım. Haydi cupidon utandırmasın inşeros.