Tails

Tails, açılımı The Amnesic Incognito Live System olan açık kaynak ve özgür yazılım işletim sistemidir. Tails açılımındaki kavramların neler olduğunu da kısaca bir incelemek sistemin neyi ifade ettiğini anlayabilmek açısından önemlidir. Kısaca:

amnesia: forgetfulness; loss of long-term memory.
Türkçesi hafıza kaybıdır. Tails’ta vurgulanmak istenen ise uzun dönemli bir hafıza kaybı olduğudur. Yani, kullandığınız bilgisayarlarda herhangi bir iz bırakmamasıdır.

incognito: (of a person) having one's true identity concealed.
Türkçesi kim olduğunu belli etmeyendir. Tails’ta vurgulanmak istenen ise bir kişinin gerçek kimliğinin gizlenmesidir. Yani, anonimlik.

Diğer bir ifadeyle Tails, canlı bir işletim sistemi olup bireyin gizliliğini ve anonimliğini, bunu aşmak isteyen saldırganlardan korumayı hedefler. Interneti herhangi bir sansüre takılmadan, gittiğiniz her yerde ve her bilgisayarda ve arkasında iz bırakmadan kullanmanızı sağlar.

Tails, tam bir işletim sistemi olup, DVD, USB, ve SD kartlara kurulabilen, bilgisayarlardaki işletim sisteminden bağımsız olarak kullanılması için tasarlanmıştır. Tails, özgür yazılımdır ve Debian GNU/Linux tabanlıdır.

Tails’ın daha iyi anlaşılabilmesi için çevrimiçi anonimliğin ve sansürlerden kurtulmanın neden önemli olduğunu tekrar ifade etmek gerekmektedir. Öncelikle, birey neden anonimliğe ihtiyaç duyar? Türkiye gibi devam etmekte olan baskıcı bir sistem içerisinde kendini özgürce ifade edecek bir alan bulunmamaktadır. Bunun nedeni baskı kelimesinin anlamında yatmaktadır. Çünkü, baskı muhalefetin kökünü kazımayı amaçlar ve bu yolda da kendine her şeyi mübah görecek sistematik bir şeydir. Siyasi ve psikolojik araçları kullanır ve kitleleri ifade özgürlüğünün dışına iter. Diğer taraftan, birey anaysal hakkı olan gizliliğinin bu baskı altında eridiğini ve kendisini birey yapan şeylerle çevrili yapay bir ada oluşturan gizliliğinin ortadan kalktığını görecektir. Bu yüzden de kendisini özgürce ifade edebilmek için anonimliği tercih edecektir. Ayrıca, baskı araçlardan bir tanesi de sansürdür. Sansür, her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim anlamına gelmektedir. Baskı için denetim her hükûmetin en sık başvurduğu yollardan biridir. Kendi çıkarları dışında kalan veya kendini eleştiren ve muhalefet eden her şeyin ifade özgürlüğünün dışına itilmesi için denetler ve sansürler.

Tails gibi işletim sistemleri ise içerdiği anonimlik araçları ile bireylerin kendilerini baskıcı yapılarda hiçbir sansür engeline takılmadan özgürce ifade edebilmelerine olanak sağlamaktadır. Tails’ın en önemli anonimlik aracı Tor’dur.

  • Tails’ın içerdiği tüm yazılımlar Internete Tor üzerinden bağlanır.
  • Eğer, bir uygulama Internete doğrudan bağlanmaya kalkarsa, bağlantı güvenlik sebebiyle otomatik olarak engellenir.

Tor (eski adıyla onion router), ilk olarak Amerikan Donanması ile beraber, devlet içi iletişimleri korumak için geliştirilmiştir. Günümüzde ise herkesin kullanabildiği (aktivist, ordu, gazeteci, kanun uygulayıcı vs.), sanal tünellerden oluşan, kişi ve grupların Internet üzerindeki gizliliklerini ve güvenliklerini sağlayan, geliştiren açık kaynak ve özgür yazlım olan bir anonimlik ağıdır.

Tor kullanarak:

  • Yerinizi belli etmeden anonim olarak çevrimiçi olabilirsiniz.
  • Sansürlenen içereklere herhangi bir engele takılmadan erişebilirsiniz.
  • Tor ağını engelleyen yapılardan köprü (bridge) kullanarak korunabilirsiniz.

Tails, özel olarak tasarlanmış olup kullanıldığı bilgisayarın harddiskini ve varsa takas (swap) alanlarını kullanmamak üzere çalışmaktadır. Tails’ın bir bilgisayar üzerinde kullandığı tek şey bellek (ram)’dir. Bilgisayarı kapattığınızda ise Tails otomatik olarak bellekteki tüm verileri geri getirilemeyecek şekilde siler ve arkasında herhangi bir iz bırakmaz. Bu yüzden, yazının başında bahsedilen “amnesic” kavramı Tails kavramlarından bir tanesidir. Fakat, Tails sihirli bir araç değildir ve çevrimiçi anonimlik gibi çok karmaşık problemler için %100 bir çözüm sunamaz. Bunun çeşitli sebepleri vardır:

  • Tor çıkış nodu ile bağlanmak istediğiniz websitesi arasındaki iletişim dinlenebilir. Bunun için HTTPS-Everywhere kullanmak veya HTTP sitelerine giriş yapmamak gerekmektedir.
  • Internet servis sağlayıları Tor kullandığını görmektedir. Bunun için köprü tercih edilebilir.
  • Bir MitM (man-in-the-middle) saldırısı kurbanı olunabilir.
  • Hem Tor ağına giden hem de Tor ağından çıkan trafiği görebilmek için tasarlanmış sistemlerde her yapılan görülebilir. İSS’nin de böyle bir çalışması olabilir.
  • Tails, belgelerini otomatik olarak şifrelemez.
  • Tails, belgelerin metadatalarını otomatik olarak silmez.
  • Tails, genel bir gözetim mekanizmasından korumaz. Örneğin, bağlanılan ağdaki tüm bilgisayarlar izleniyorsa bu bir koruma sağlamayacaktır.
  • Tails, kötü ve basit parolalarınızı güvenli hale getirmez.

Son bir kez daha belirtmek gerekirse, anonimlik ve güvenlik sadece bir araca bırakmak bireyi saldırganlardan korumayacaktır. Bu tarz araçları kullanırken ne amaçla kullandığının bilincinde olmak gerekmektedir. Çünkü, günümüz Interneti çoklu sekmelerden, her adımı şifrelenmiş ve anonimleştirilmiş yollardan akmamaktadır. Böyle bir yapı içerisinde tamamen anonim kalabilmek mümkün değildir.

Tails’i iki şekilde elde edilebilir.

  1. Doğrudan indirmek için buraya tıklayın.
  2. Torrent üzerinden indirmek için buraya tıklayın.

İmaj dosyasını çektikten sonraki en önemli adım imaj dosyasını doğrulamak olacaktır. Bu neden önemli? Eğer, bir MitM saldırısı varsa ve birey kaynak yerine aradaki saldırgandan dosyayı çektiyse, bu dosya değiştirilmiş olabilir ve kullandığında anonimlik tamamen tehlike altında olacaktır.

İlk olarak imaj dosyasının SHA256 çıktısına bakılmalıdır:
339c8712768c831e59c4b1523002b83ccb98a4fe62f6a221fee3a15e779ca65d

GNU/Linux
kame $ sha256sum tails-i386-1.4.iso

Windows
Raymond’s MD5 & SHA Checksum Utility uygulamasını indirin ve kurun. Browse diyerek tails-i386-1.4.iso dosyasını açıp yukarıdaki SHA256 çıktısı ile karşılaştırabilirsiniz.
windows-checksum-utility

İndirmiş olunan Tails imajının en önemli doğrulama adımı olan Tails imzasının kullanılmasıdır. Bütün Tails imajları Tails’e ait OpenPGP imzası ile imzalanmıştır. İmzayı indirmek için lütfen buraya tıklayın. İmza ile doğrulamak ise:

GNU/Linux
kame $ gpg --keyid-format long --verify tails-i386-1.4.iso.sig tails-i386-1.4.iso

gpg: Signature made Sun 08 Feb 2015 08:17:03 PM UTC
gpg: using RSA key 3C83DCB52F699C56
gpg: Good signature from "Tails developers (offline long-term identity key) " [unknown]
Primary key fingerprint: A490 D0F4 D311 A415 3E2B B7CA DBB8 02B2 58AC D84F
Subkey fingerprint: BA2C 222F 44AC 00ED 9899 3893 98FE C6BC 752A 3DB6

Eğer herhangi bir hata alınırsa, imajı silinmeli ve tekrar indirilmelidir.

Windows

  1. Öncelikle Gpg4win uygulamasını indirin ve kurun.
  2. Daha sonra Tails signin anahtarını indirin ve Gpg4win’e aktarın.
  3. Son olarak, indirmiş olduğunuz Tails imzası ve Tails imajını doğrulayın.

Doğrulama işlemini başarıyla tamamlandıysa artık imajı yazdırmaya geçilebilir. DVD, USB bellek veya SD kartlardan bir tanesini seçilebilir. DVD, hem ucuz hem de ele geçirilse bile virüs bulaşmayacağı ve üzerine tekrar bir şey yazılamayacağı için güvenli bir seçenektir. Fakat, hem taşınması hem de her bilgisayarda DVD sürücüsü bulunmayabileceği için bireyin insiyatifine kalmıştır. USB bellek ve SD kartlar ise taşınma ve kullanım kolaylığı açısından iyi bir esneklik sunabilmektedir fakat, saldırgan fiziksel olarak USB belleğe veya SD karta erişebilir ve içeriğini manipüle (virüs) edebilir.

GNU/Linux
USB belleğini takın ve bağlandıysa (mount) lütfen bağlantıyı kaldırın (umount). Kurulum yapacağınız bağlantı noktası çok önemli olduğu için dikkat edin yoksa kazara harddiskinizi silebilirsiniz. /dev/sd[x] USB belleğinizin bağlandığı yolu göstermektedir. Nümerik bir şey olmayacaktır; /dev/sdc1 gibi. Root olun ve:

root $ dd bs=4M if=tails-i386-1.4.iso of=/dev/sdx && sync

Bu işlem biraz vakit alacaktır. Başarıyla tamamlandığına dair çıktı ise aşağıdaki gibi olacaktır:

231+1 records in
231+1 records out
970584064 bytes transferred in 207.309208 secs (4681818 bytes/sec)

Windows
Windows’ta USB belleğe yazdırmak için Tails’ın yönergelerine buradan bakabilirsiniz.

Artık Tails kuruldu ve kullanıma hazır. Tek yapılması gereken, takılı olduğu bilgisayarı USB bellekten başlatmaktır. Bunun için taktığınız bilgisayarları yeniden başlatıp, açılış ekranında BIOS’a girerek USB belleği seçebilirsiniz.

Tails’ı USB bellekten başlattığımızda ilk olarak aşağıdaki ekran gelecektir. Enter’a basak devam edebilirsiniz. Eğer, basmazsanız 3 saniye içerisinde kendisi işletim sistemini başlatacaktır.
boot-menu-with-options

Başlatma bittiğinde karşınızda aşağıdaki karşılama ekran gelecektir. Bu karşılama ekranında alt satırda dil, ülke ve klavye seçeneklerini Türkçe olarak (veya hangi dilde kullanmak isterseniz) ayarlayabilirsiniz.
tails-greeter-welcome-to-tails

More options kutucuğunda lütfen Yes‘i seçin ve Login tuşuna basın.
3

Yukarıda gördüğünüz ekranda ilk olarak kendinize bir parola belirleyebilirsiniz. Güvenlik için parola kullanmamanızı tavsiye ederim. Yönetici hakları ile önemli ayarları istemeden değiştirebilirsiniz. Bir altta gördüğünüz Windows camouflage ise masaüstünün Windows 8’e benzemesini sağlayacaktır. Bu da kamuya açık ortamlarda dikkat çekmeden Tails kullanmanızı sağlar. Diğer seçenekleri varsayılan şekliyle olduğu gibi bırakabilirsiniz.

Screenshot from 2015-06-06 17:30:29

Internet bağlantınız Tor ağı üzerinden akmaya hazır olduğunda sağ üst köşede çıkan uyarıdaki gibi bir uyarı alacaksınız. Artık güvenli bir şekilde Tails üzerinden Internete girebiliriz. Windows tuşuna bastığınızda başlat menüsü açılacaktır. Bu menü:

5

şeklindedir. Dikkat ettiğiniz üzere hem Tor Browser hem de Unsafe Web Browser mevcuttur. Unsafe Web Browser, Tor ağını kullanmadan, doğrudan Internet bağlantınızı kullanarak websitelerine girmenizi sağlar. Bu ayrımı unutmamanız yararınıza olacaktır. Tor Browser’ı açtığınızda:

Screenshot from 2015-06-06 16:12:19

herhangi bir sansüre takılmadan, anonim olarak websitelerini görünteyebilirsiniz. Tails, Libre Office, Gimp ve Inkscape gibi grafik uygulamaları, Audacity ve Traverso gibi ses kayıt ve düzenleme uygulamaları, anlık mesaj uygulaması Pidgin‘i (OTR ayarlı), e-posta için Claws Mail‘ı, bir başka anonim ağ olan I2P‘yi, kablosuz ağlar için Aircrack-ng uygulaması, LUKS gibi disk şifreleme uygulaması ve birçok başka uygulamayı da içermektedir.

Tails üzerinden herhangi bir bulut üzerine veya herhangi bir yere dosya yüklemesi/göndermesi yapacaksanız, dosyaların Tor browser klasörü içerisinde yer alması gerekmektedir. Diğer türlü Tails dosyaların gönderilmesini engelleyecektir. Dosya gönderirken dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da metadatalarının temizlenmesidir. Metadatalar dosyalarla ilgili eşsiz veriler saklar ve bu veriler dosyanın nerede, ne zaman, kimin tarafından oluşturulduğuna dair önemli bilgiler tutabilir. Bu bilgileri Tails’ta yer alan MAT uygulaması ile silebilirsiniz.

Screenshot from 2015-06-06 16:30:17

Add ile metadalarını silmek istediğiniz dosyaları ekleyebilir be Scourge ile silebilirsiniz.

Tails kullanırken dikkat etmeniz birkaç nokta aşağıdadır:

  • Tails kullanırken gerçek kimliğinize ait hesaplara (Facebook, Gmail gibi) giriş yapmamayı tercih edin.
  • Claws Mail, Internete Tor ağı üzerinden bağlanacağı için Gmail gibi hesaplar girişi engelleyebilir ve size şifre sıfırlama gibi mesajlar gönderebilir. Gmail, Hotmail, Yahoo gibi hesaplar yerine Tor ağı dostu e-posta servisleri tercih edilmelidir.
  • Kesinlikle Flash kurulmamalıdır.
  • Adblock gibi eklentiler reklamları engellerken IP bilgisi sızdırabilir.
  • Javascript kurulmamalı ve aktif edilmemelidir.

Tails kurulum ve kullanım olarak gayet kolay bir canlı işletim sistemidir. Öte yandan, bu yazı Tails’ın içerdiği tüm uygulamalara ait detaylar içeren bir yazı değildir. Birey, Tails’ı kendi bilgisayarında deneyerek içerdiği uygulamaların neler olduğunu çok kolay bir şekilde keşfedebilir. İlerleyen süreç içerisinde de bu uygulamalara ait detayları bu yazıda bulabilirsiniz.

Son olarak, Tails, Tor, VPN, Proxy vd. sizlere %100 anonimlik sağlamayacaktır. Bunun bilincinde olmak en az bir anonimlik aracını kullanmayı bilmek kadar önemlidir.

Derin Paket Analizi’nde Türkiye

Bugün Taraf gazetesinde “Internete sansür donanımı” adında bir haber yayınlandı. Haberden bir alıntıyla devam edelim:

Hükümet, internetten istihbarat toplama projesini harekete geçiriyor. İnternet ortamında ne yapıldığını en ince ayrıntısına kadar görmek, müdahale etmek ve sansürlemek için ihale açan Türk Telekom, Procera Networks adlı ABD şirketinden bir donanım satın aldı.

17 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonu sonrasında Türkiye’nin Internet kontrolü ve takibindeki donanımsal yetersizliklerin ani bir müdahale noktasında çok geri kaldığından dolayı, bu konuya ilişkin ihtiyacı giderebilmek adına yaptığı girişimlerden ilk olarak Netclean ile ilgili haberler yayınlanmıştı. Bununla birlikte, bugün yayınlanan habere bakacak olursak bu müdahaleler için açılan bir ihale ile Procera Networks şirketinden bir donanım alındığı yazmaktadır. Procera Networks kendi deyimleriyle servis sağlayıcılara Internet istihbaratı çözümleri sunan ve bu konuda ağ donanımları geliştiren, bu donanımlar ile paketlerin görünebilirliğini ve istatistiğini sağlayan bir şirkettir. Haberin devamında:

Alınan donanım sayesinde Türk Telekom, HTTPS trafiği, Whatsapp mesajları, Skype görüşmeleri, ziyaret edilen internet sayfaları ve VPN hizmetleri de dâhil pek çok işlemi analiz edecek, yavaşlatacak, gerekirse sansürleyecek.

Procera Networks, 24-28 Şubat 2014 tarihlerinde San Fransisco’dan düzenlenen RSA Konferansı’nda katılımcı olarak girmiş ve sahip oldukları NAVL isimli Intel ve Napatech OEM’lerini kullanan donanımlarını tanıtmışlardı. Bu donanım, kendi deyimleriyle gerçek zamanlı 7. katman uygulamaları için derin paket analizi yapabilen bir donanımdır. 7. katman Internet protokolü ile bilgisayar ağı arasındaki işlemler için bir iletişim ağıdır. Procera Networks’ün NAVL donanımıyla ilgili ifadesinden anladığım kadarıyla sansürden öte bir derin paket analizinin yapılmasıdır. Derin paket analizi ya da DPI bir ağ boyunca yolculuk yapan veri paketlerinin içeriğini inceleyen bir analize denilmektedir. Internet gibi karşılıklı paket değişiminin olduğu ağlarda paket temel bir birimdir. DPI, kendi ağlarını incelemek için şirketler tarafından kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, günümüzde devletler tarafından totaliteryen bir gözetim aracına dönüştürülmüştür. Bununla birlikte, haberde ve ürün tanıtımında mevcut analiz sonrasında ne tür bir yol izlenecek (sansür vs.) bununla ilgili detay verilmemiş. Diğer taraftan, bu iletişim ağına neler dahil diye bakarsak:

  • Bitcoin
  • BitTorrent
  • eDonkey
  • Freenet
  • Gopher
  • Kademlia
  • NFS
  • SSH
  • Tor
  • XMPP
  • SMB
  • RDP
  • LDAP

listenin geri kalanına buradan ulaşabilirsiniz.

Taraf’ın -sözde- ele geçirdiği belgelerde (Neden sözde; çünkü o belgelerden hiçbir şey anlaşılmıyor. Gazetecilik böyle olmasa gerek?) MİT’in bir aracı haline dönüştürülen TİB’in Türk Telekom’a bu konuda bir direktif götürdüğü ve sonucunda da böyle bir cihazın alınarak trafiğin analiz edilmesi sağlanabilecektir. Ayrıca, NAVL’ın önemli bir özelliği ise 80GBps gibi bir trafiği kaldırabilecek bir donanım olmasıdır. Diğer taraftan, -kendi tanıtımları- kritik trafik ile ilgisiz trafiği ayırabilecek bir yapıya sahip olduğudur. Bu ne anlama geliyor? Derin paket analizlerini kendi istekleri doğrultusunda “kişiselleştirebilecekler” ve daha spesifik analiz yaparak gereksiz trafik analizi yükünü çekmeyeceklerdir. Bununla birlikte, Türkiye’nin uzun zamandır Phorm adında derin paket analizi yapan bir başka sistemi daha mevcuttur. TTNet kullanıcıları bu sisteme otomatik olarak eklenmiş, sonrasında açılan davada TTNet ceza ödemeye mahkum edilmişti. Fakat, TTNet kullanıcılarını gezinti.com ile kişiselleştirilmiş reklam adı altında bu sisteme haberleri olmadan eklemeye de devam etmektedir.

Benim bu noktada kafamı karıştıran şey, NetClean ve Procera haberlerinin gündemde bir etki ve korku yaratmasını sağlamak bir tarafa Türkiye’nin kaç tane farklı donanım peşinde koştuğudur. NetClean bir URL engelleme sistemi, Procera derin paket analizi (DPI) sistemi üzerine yoğunlaşmış iki şirkettir. Yakında, hangi alanlarda yeni donanıma ihtiyaç var hepimiz göreceğiz.

DNS Leak Tehlikesi

Kullandığımız anonim ağlara ya da VPN tünellerine aldanıp anonim olduğumuzu zannederken, aslında tüm Internet aktivitelerimizin İSS tarafından rahatça izlenip kaydedilebilmesi, bir DNS sızıntısı ile o kadar kolay ki.

  • DNS Sızıntısı (Leak) Nedir?

what-is-a-dns-leak
Anonim bir ağ ya da VPN servisi kullandığınız zaman, bilgisayarınızdan geçen tüm trafiğin bu anonim ağ ya da  servis üzerinden güvenli bir şekilde gönderildiği varsayılır. Tor veya VPN kullanmanızdaki temel neden, trafiğinizi İSS’nizden ve diğer üçüncü kişilerden gizlemek, anonimliğinizi arttırmaktır. Fakat bazı durumlar vardır ki, siz güvenli bir VPN bağlantısı kurduğunuzu düşünseniz bile, İSS’niz Internet trafiğinizi izleyebilir ve çevrimiçi aktivitelerinizi monitörleyebilir. Yani, bir nedenle sorgularınız VPN bağlantınız ya da anonim ağ yerine İSS’nizin DNS sunucularına da yönleniyorsa, burada bir DNS sızıntısı (leak) var demektir. Şema üzerinden anlatırsak; bir VPN tüneline sahipsiniz ve EFF için bir sorguda bulundunuz. Normal olarak sorgunuz tünelden VPN servisine, VPN servisinin DNS sunucusu ve oradan da EFF’ye ulaşmalı. Fakat, sorgunuza İSS’niz DNS sunucusu da cevap vermektedir. Bu da şu anlama gelmektedir; İSS’niz İnternet aktivitilerinizi bir bir kaydetmekte, sizleri rahatça izlemektedir.

Anonimliği tehdit eden en büyük tehlikelerden biri DNS sızıntısıdır. Çünkü, anonim bir ağa bağlı olsanız bile (mesela Tor), işletim sisteminiz anonim servis tarafından atanan anonim DNS sunucuları yerine kendi varsayılan sunucularını kullanmaya devam etmektedir. Bu da kullanıcılara sahte gizlilik hissi vermekte ve sonuçları üzücü olmaktadır.

Etkilenenler;
VPN sunucuları
Socks proxyleri (Tor gibi)

Etkilenmeyenler;
CGI Proxyleri
SSH tünel ile HTTP proxyleri

  • Transparan DNS Proxyleri

transparent-dns-proxy

Günümüzde bazı İSS’lerin Transparan DNS Proxysi adında bir teknoloji kullandığı bilinmektedir. Bu şu işe yarıyor; siz eğer bir DNS sorgusu yaparsanız, İSS bunu sadece kendi DNS’leri üzerinden (TCP/UDP port 53) yapılmaya zorluyor. Bir örnek vererek anlatalım. Siz DNS sunucusu olarak OpenDNS‘i kullanmaktasınız ve EFF için bir sorgu yapacaksınız. Transparan DNS Proxysisi sizin isteğiniz OpenDNS sunucularına ulaşmadan araya girip akışı keserek İSS’nin kendi DNS sunucusuna yönlendirmekte ve OpenDNS sunucusu yerine İSS DNS sunucusu cevap vermektedir. Siz tabi bu noktada “Ben VPN kullanıyorum, güvendeyim.” veya “Tor kullanıyorum, güvendeyim.” diyebilirsiniz. Fakat, sonuçlar sizin beklediğiniz yönde gerçekleşmemektedir (şemalar DNS leak test’ten alıntıdır).

  • Tehlikenin Boyutlarına Dair

Bir tehlike modeli üzerinde (Modeller çoğaltılabilir. Mesela ücretsiz anonim socks proxyler üzerinden modeller oluşturulabilir, denemesi size kalmış.) sizlere DNS sızıntısı göstereyim. Modelimiz şu; Amerika lokasyonlı bir VPN servisi kullanıldığınızı düşünün. Ayrıca tarayıcınız da Tor üzerinden internete (exit-node da Amerika’da) girdiği farzedilmekte. Fakat, dinamik ip kullanmaktasınız ve özel bir DNS ayarına sahip değilsiniz;

2013-10-20-002934_1920x1080_scrot

Tor veya VPN servisinizin DNS sunucularını görmeniz (görmezseniz daha iyi) doğal olarak beklenendir. Sizin tek görmek istemeyeceğiniz şey ise, trafiğinizi ondan gizlediğinizi sandığınız İSS’niz olacaktır. Fakat, sonuca bakarsak;

2013-10-20-014138_1920x1080_scrot

Tam bir facia! En üstte VPN servisinizi görüyorsunuz. Daha da kötüsü, siz Tor kullanmanıza ve VPN tüneli oluşturmanıza rağmen, ve tüm bunların üzerine kendinizi tamamen güvende (tamamen olmasa da bir nebze) hissederken, farkında olmadığınız bir DNS sızıntısına sahipsiniz. Diğer enteresan nokta, Firefox, socks proxy (Tor) yerine işletim sisteminin bağlı olduğu ağ (İSS) üzerinden DNS sorgusu gerçekleştirip, Tor’u tamamen atlamış. Tabi burada benim aklımı daha çok kurcayalayan şey, TTNet’in ya da Türkiye’de hizmet veren herhangi bir İSS’nin transparan dns proxysine ya da proxlerine sahip olup olmadığı. Gerçi, TTNet pişkin pişkin Phorm kullanmaya devam edip ve DPI ile paket analizlerine dalmış olduğu için bunu sormak (gene de şunda veya bunda vardır diyemiyorum) abesle iştigaldir.

  • DNS Sızıntı Testi

Böyle bir durumla karşıya karşıya olup olmadığınızı anlamak için;

– DNS Leak Test: https://www.dnsleaktest.com
– IP Leak: http://ipleak.net/

  • İSS’nin DNS Gaspı (Ekleme: 19.11.2013)

Buradaki işlemleri terminalden gerçekleştireceğiz. Önce, varolmayan bir domain adresine ping atalım;

kame $ % ping yokboylebirdomain.ltd
PING yokboylebirdomain.tld (195.175.39.75): 56 data bytes
64 bytes from 195.175.39.75: icmp_seq=0 ttl=236 time=336 ms
64 bytes from 195.175.39.75: icmp_seq=1 ttl=236 time=292 ms
64 bytes from 195.175.39.75: icmp_seq=2 ttl=236 time=274 ms

İşte aradığımız! Var olmayan bir domain’e 195.175.39.75 IP’si üzerinden yanıt geliyor. Yani İSS’niz (örnekte gerçek) sahte bir adres üzerinden sorgularınıza yanıt veriyor.

kame $ % nslookup yokboylebirdomain.tld
Server: 192.168.2.1
Address: 192.168.2.1#53

Non-authoritative answer:
Name: yokboylebirdomain.tld
Address: 195.175.39.75
Name: yokboylebirdomain.tld
Address: 195.175.39.71

Sahte IP’yi sonunda yakaladık; 195.175.39.71!

  • Ne Yapmalı?

Öncelikle, testi yaptığınızı ve kötü sonuçla karşılaştığınızı varsayarak; bir, statik ip ayarını yapmayı öğrenin. Internette bununla ilgili girilmiş tonlarca yazı, alınmış ekran görüntüsü ve nasıl yapacağınızı anlatan videolar bulunmakta. Bir aramanıza bakar. Hangi işletim sistemini kullanırsanız kullanın, bunu yapın.

İki, iyi bir DNS servisi bulun. Benim bu konudaki önerim aşağıda. Eğer, sizin farklı görüşleriniz varsa, ben sadece Google DNS’i kullanmamanızı tavsiye ederim. Onun yerine OpenDNS‘i gönül rahatlığıyla (dediğime pişman olmam umarım) kullanın, kullandırın.

Üç, Firefox’unuzu aşağıda anlattığım şekilde ayarlayabilirsiniz. Ayrıca, kötü bir VPN servisi kullanmayın, para veriyorsanız da paranızı ziyan etmeyin.

Dört, eğer Windows kullanıyorsanız, öncelikle Toredo‘yu Windows cmd üzerinden kapatın (netsh interface teredo set state disabled). İyi bir firewall kurabilirsiniz. Son olarak, DNS Leak Test’in şu önerilerini uygulayın.

Beş, GNU/Linux’ta alternatif olarak Polipo kurup kullanabilirsiniz.

Altı, Dnscrypt kurup kullanabilirsiniz (Platform bağımsız!).

  • Hangi DNS Servisi?

Ben OpenNIC Project‘in DNS sunucularını kullanmaktayım. Beni kullanmaya iten en önemli ayrıntısı, ücretsiz, sunucuların kayıtlarını bir süre sonra (saatte bir, 24 saatte bir ya da hiç tutmayarak) silmesi (anonimleştirmesi), birçok ülkeden, istediğiniz DNS sunucusunu kullanmanıza olanak vermesi. Şimdilik, sicili gayet temiz ve sunucuları da performans olarak üzmeyecek düzeyde.

  • Firefox Ayarı

Firefox’ta bu dertten kolayca kurtulmak isterseniz eğer, adres çubuğuna about:config yazarak Firefox’un ayarlarını açabilirsiniz. Açtıktan sonra;

network.proxy.socks_remote_dns bulun ve onu true yapın. Böyleyece Firefox bağlı olduğu ağ üzerinden değil socks proxy üzerinden (ayarladıysanız Tor) DNS sorgusu yapacaktır. Eğer kullandığınız uygulamalar DNS ön yüklemesi yapıyorsa, ayarlarında DNSPrefech var mı yok bu bir bakın. Firefox için network.dns.disablePrefetch bulun ve true yapın.

  • Sonuç

DNS sızıntısı basit ve küçümsenecek bir durum değildir. Bunu iyice anlamak lazım. Bir diğer nokta da, “ben Tor’la yasaklı siteye girebiliyorsam nasıl isteğim İSS’me gitsin?” sorusu. Burada bir hataya düşüyorsunuz; Tor’la siteye girmek farklı bir şeydir, siteye girmek için gönderdiğiniz isteğin aynı anda İSS’nize de gitmesi (İSS üzerinden girmeseniz dahi) farklı bir şeydir. Sizin kaçınmanız gereken, konunun da özü, isteğin İSS’nin DNS  sunucularına da gitmesi. “Onu kullanmayı bilen zaten şunu da ayarlar.” yanlış bir bakış açısıdır. Ayarladığını zannedersiniz, güncellersiniz ayarlarınız sıfırlanır, değişir, “VPN kullanıyorum ya, n’olcak.” dersiniz, böyle bir olasılıktan haberdar değilsinizdir ya da iyi bir tehlike modeliniz yoktur, zor duruma düşersiniz.

Anonimlik sizin tehlike modelinize dayanır ve anonimlik düzeyiniz ölçülebilir (bunu her yazımda tekrarlayacağım). Bunun bilincinde olun!

Online Kripto Araçları

Başlığa aldanıp nasıl kullanacağınızı anlatacağım bir rehber zannetmeyin. Snowden’in belgelerine dayanarak NSA tarafından bir şekilde kırıldığı söylenen bu araçların neler olduğundan bahsedelim.

Amerikan İç Savaşı muharebelerinden olan Bull Run ilk 21 Temmuz 1861 yılında gerçekleşti. Konfederasyon’un kazandığı bu muharebe aradan 152 yıl sonra NSA’in belirli ağ iletişim teknolojilerini kırmak için kullandığı kripto çözme programının kod adı oldu. İngiltere cephesinde ise 23 Ekim 1642 yılında ilk İngiliz İç Savaşı muhaberesi olan Edgehill, bu kripto çözme programına isim verdi.

Bullrun Projesi ortaya çıkarttığı üzere, NSA ve GCHQ’nun HTTPS, VoIP, SSL gibi geniş çapta kullanılan online protokollere karşı bunu kullanmakta ve bu protokolleri kırabilmektedir.

Bu protokoller, programlar nelerdir, bakacak olursak:

VPN (Virtual Private Network)
Özellikle şirketlerin çalışanlarının ofise uzaktan erişim sağlayabilmesi için kullandığı VPN‘ler.

Şifreli Chat
İletim esnasında kırılması mümkün olmayan (mesaj servisi tarafından bile), Adium ve AIM gibi noktadan noktaya şifreleme sağlayan programlar.

SSH (Secure Shell)
Güvensiz bir ağda, güvenlik kanalı üzerinden iki bilgisayar arasındaki veri aktarımının gerçekleştirilmesini sağlayan, kriptografik ağ protokolü. GNU/Linux ve Mac kullanıcıları için standart halinde gelmiş bir uygulamadır.

HTTPS (Hypertext Transfer Protocol Secure)
Özellikle kullanıcı ve sunucu arasındaki bilgilerin (şifre, finansal bilgiler vs.) başkaları tarafından erişmini engellemek için HTTP protokolüne SSL protokolü eklenerek oluşturulmuş ve standart haline gelmiş güvenli hiper metin aktarım iletişim kuralı. Son dönemde Facebook, Twitter, Gmail gibi servislerle daha da bilinir hale gelmiştir.

TSL/SSL (Transport Layer Security/Secure Sockets Layer)
İstemci-sunucu uygulamalarının (tarayıcı, e-posta vs.) ağ boyunca gizlice dinleme ya da yetki dışı erişimi engellemek için olan kriptografik protokollerdir.

Şifreli VoIP (Voice over Internet Protocol)
Microsoft’un Skype ya da Apple’ın FaceTime gibi servisleri kullanıcıların Internet üzerinden sesli ve görüntülü iletişim kurmalarını sağlayan uygulamalar.