Monthly Archives: September 2017

Seks 102

Seks eğitimi aldım, bilen biliyor. Partnerim bana verdi dersi, yoksa öyle online kurs değil, sertifikalı eğitim falan da değil. Seks101 de dediydik bu derse. Özünde, partnerime nasıl ilgi gösterebileceğim ve onu nasıl memnun edebileceğim üzerineydi ders. NŞA yapmadığım şeylere odaklandık; doğru dürüst öpüşmek, parmakla uyarma, vibratör kullanmak gibi.

Gizli amacımız, haftada en az bir kez partnerimin hoşuna giden şeyler yapacağımı garanti etmekti. Böylece 13 haftalık tam bir program hazırladık. Arada sırada çuvalladıysam da, her dersin çıkışında hoca hayatından memnundu ve kendisine ilgi gösterilmiş olduğunu hissediyordu.

Neyse, haftalar birbirini kovaladı. Final sınavı geldi çattı. Ben de C aldım sınavdan (100 üzerinden 72 aldım). Yani dersi geçtim. Ama pekiyiyle değil, iyiyle bile değil.

Sömestr bittikten sonra birkaç hafta ara verdik (sekse değil, derslere ara verdik). Şimdi ne yapacağımızı konuştuk. Benim, sevişmelerimizde partnerime ilgi göstermeyi ve onun memnun edecek şeyleri yapmayı alışkanlık edinmeye başladığım sonucuna vardık.

Bu son cümleyi tekrar edeyim.

Benim, sevişmelerimizde partnerime ilgi göstermeyi ve onun memnun edecek şeyleri yapmayı alışkanlık edinmeye başladığım sonucuna vardık.

Ama, partnerime, onun istediği ölçüde ilgi göstermeyi ve onun memnun edecek şeyleri yapmayı alışkanlık edinmeye başladığım sonucuna varmadık. Yani, seviştiğimizde her şey iyi hoş, ama bakalım bakalım “yeterli” sıklıkta sevişiyor muyuz? Yanıt hayır çıktı. Sonuç olarak partnerime yeterince ilgi göstermemiş oluyordum.

O zaman dedik, Madem öyle dersin devamını tasarlayalım, böylece hem yeni şeyler deneriz, hem de haftada en az bir kez ilgi göstereceğimi garanti etmiş oluruz. Hoca dedi ki benim öğrenmem gereken 13 haftalık materyali yokmuş. (Oley!) O yüzden, sırf birlikte denemek için yeni şeyler koyduk müfredata.

Bu Seks102 dersi, sanki biraz seminer dersi gibi olacak. O yüzden her hafta ders notlarımı yazmayı düşünmüyorum.

Yine de, müfredatı seninle paylaşmak istedim.

1. hafta: Öpüşme

Bu, Seks101’in ilk dersinin aynısı. Hala beceremediğime ve konuya gereken ilgi ve alakayı da göstermediğime göre, tekrar edelim dedik.

2. Hafta: güvenlİ bölgeler

Bu da Seks101’in final sınavında çuvalladığım konulardan biri olduğu için yeniden müfredata eklendi. İçerik kabaca aynı olacak, maksat bu “ön sevişme” de diyebileceğimiz şeyleri özümsememi sağlamak.

3. hafta: havlu & el

Bu ders benim için biraz gizemli. Anladığım kadarıyla, havlunun pütürlü yüzeyi çok hoş bir his mi verirmiş ne, sırf parmakla klitorisi uyarmak yerine havlu ve parmakla klitorisi mi uyaracakmışım, öyle bir şeyler. Eğer sonunda enteresan bir şey çıkarsa haberdar ederim, ama -aramızda kalsın- pek sanmıyorum.

4. hafta: duş

Bu herhalde birçok insanın fantezisi. Duşta, sabunun kayganlığı, ıslak ıslak olaylar falan. Tabii benim duşta ereksiyon sorunlarım falan olacak. Ama yine de eğlenceli olabilir mi acaba diye deneyelim dedik.

5. hafta: küçük oyuncak + masaj

Başlık aslında olup bitecekleri pek anlatmıyor. Burada asıl mesele küçük oyuncaktan ziyade masaj olayı. Masajı nereye yapacağımı sor, bi sor bak, sor bi.

Efendim, ayıptır söylemesi, kimi insanlar ellerini yumruk yapıp partnerimin rektal bölgesine masaj yaparlarmış. (Burada fisting olaylarına girmiyoruz kesinlikle, hemen sil aklından o görüntüleri. Ya da silme, ne halin varsa gör. Beni ilgilendirmez.)  Benimse tüm anal rektal olaylarla ilgili derin tabularım var. İşte bu tabuları aşmak için bu yöntemi deneyelim dedik. Her şey kıyafet üstünden yapılacağı için üstesinden gelebilirim sanıyorum. Hayırlısı bakalım.

6. hafta: kadın prezervatİfİ

Bu dersin adı üstünde. Hiç kullanmadık şimdiye kadar, denemedik bile. Deneyelim dedik.

Ben kendi penisimi plastik bir şeyle sarmaya alıştım çoktan. Ama penisimi plastik bir şeye sokmak? Göreceğiz.

7. hafta: rİTİMLİ büyük oyuncak

Burada büyük vibratörle penetrasyonu çok yavaş ama sabit bir ritmle deneyeceğiz. Benim kendi başıma yapamadığım bir şey, çünkü aynı kasları uzun süre kullandığımda canım acımaya başlıyor ve ya pozisyonu ya da hızı değiştirmem gerekiyor. Oysa elimde bir aletle bunu deneyebilirim.

8. hafta: büyük oyuncak + ağız

Önceki derste denemediğimiz bir şeydi, vibratörle penetrasyon esnasında cunnilingus yapmak.

9. hafta: kadın üstte

Bu benden çok partnerim için tasarlanmış bir ders. Hala, onun üstte olduğu durumda kalçasını nasıl hareket ettirmesi gerektiğini keşfedebilmiş değil. Bundan kastım, beni memnun etmesi değil. Kendisi de pek öyle keyif alamıyor. Tuhaf işler. Biraz onun deney yapmasına ve benim yaptıklarıyla ilgili eş zamanlı yorumlarıma dayalı bir ders olacak muhtemelen.

10. hafta: oturarak

Bunun da adı üstünde. Ben ikimizin de oturur halde olduğu bir pozisyonda penetrasyonun geometrik olarak imkansız olduğunu düşünüyorum. Buna tek istisna, benim (kol koyacak yeri olmayan) bir sandalyeye oturmam partnerimin de üstüme oturması olabilir. Böylece de önceki haftanın devamı gibi oluyor bu ders.

11. hafta: Özet

Bu, önceki haftaların bir çeşitlemesi olacak.

12. hafta: fİnal sınavı

Denediğimiz bazı şeyleri ve öğrenmem icap eden (öpüşme, güvenli bölgeler gibi) şeyleri test etmeye bir hafta ayırdık, tıpkı Seks101’de yaptığımız gibi.

13. hafta: benİM fantezİm

Bu da bana bir çeşit ödül gibi. 25 hafta boyunca öyle ya da böyle partnerime ilgi göstermeye çalıştığım için, bu son haftayı benim seçeceğim bir fanteziye ayırdık. Gerçi ben süper vanilya bir insanımdır, hiç öyle fantezilerim falan da yoktur; deyip geçiştiresim var, ama partnerim önerdiğinde, ya aklıma ilginç bir şey gelirse diye düşündüm ve ses etmedim.

*

Dediğim gibi, bu derste düzenli not tutmayacağım için tüm bu derslerde olan biteni detayla anlatmayacağım. Ama arada enteresan bir şey fark edersem sırf onunla ilgili bir şeyler yazabilirim elbette.

O olsa nasıl yapardı?

Seks 101 dersimden C aldığımı anlatmıştım, ama son ders bu değildi. Son ders, final sınavının bir kısmının cevap anahtarı gibiydi; yani oturdum partnerimin mastürbasyon yapışını izledim.

Aslında belki de bunu daha sık yapmak lazım. Sözde böyle bir porno kategorisi var, ama bana öyle geliyor ki burada kadınlar aslında erkeğin hoşuna gidecek şeyler yapıyor, ya da en azından erkeği heyecanlandıracak tepkiler veriyorlar.

Soru enteresan: Benim yerimde o olsa, nasıl yapardı?

Bu soruyu iki türlü düşünüyorum, ve esasında bu son dersi yaptığımızdan beri (yani iki aydır falan) düşünüyorum.

  1. Benim yerimde o olsa, onu nasıl uyarırdı?
  2. Benim mastürbasyonuma kıyasla onun mastürbasyonu ne açılardan farklıdır?

Benİm yerİmde o olsa, 1. versİyon

Başka yerlerde de söylenmiş olsa gerek, ama bu dersimde özellikle fark ettiğim için değinmeden geçemeyeceğim: Aklımın erdiği kadarıyla, kadınlar, belli bir hareketin uzunca bir süre tekrar edilmesinden hoşlanıyorlar. (Bu, klitoris etrafında veya üstünde dairesel veya doğrusal hareketler olabilir.)

Biraz “kuantik” işliyorlar yani. Belli bir enerji seviyesinde uzunca süre uyarıldıktan sonra, başka bir enerji seviyesine “sıçrıyorlar”. Bu yeni seviyede dairesel-doğrusal hareketi değiştirebilirsin, ya da sadece elini/dilini daha hızlı veya daha sert hareket ettirmeye başlayabilirsin.

Bunları böyle diyorum ama, akıl değil ilham vermeye çalışıyorum tabii. Sen yine de böyle işlere girişmeden önce kendi partnerine bir danış derim, ya da en azından, öncesinde bir kere denemek istiyorsan, sonrasında konuşun bence.

İkinci gözlemim, tüm olan bitenin son derece sessiz oluşu. En en en son ana kadar, eğer ne yaptığını görmüyorsan, durumu fark dahi etmemen mümkün. Gerçi, orgazm anında – yine pek ses olmasa da – bedenin sarsılışından olaya uyanabilirsin. Bu sessizlik eskiden beni çok şaşırtıyordu, sanki doğru şeyi yapmıyormuşum da partnerimin canı sıkılmışmış gibi hissediyordum. Ama bak, o kendi işini kendi gördüğünde bile sükunetini bozmuyormuş.

Benİm yerİmde o olsa, 2. versİyon

Belki daha ilginç soru, erkek mastürbasyonu ile kadın mastürbasyonunu kıyaslamak. Tabii ben burada erkek-kadın diye genelliyorum ama kıyaslayacağım şey epi topu birer kişi olacak. Neyse, soru genel olarak da ilginç, onu demeye çalışıyorum.

Mesela fark ettim ki ben kendi kendime takılırken ön sevişme denebilecek hiçbir şey yapmıyorum. Ne kendimi okşuyorum, ne bir şey. Oysa bu derste hoca her şeyden önce kendine dokunarak ve yavaş yavaş genital bölgeye ilerleyerek başladı. Birkaç dakikasını aldı klitorise ulaşmak. Ben hiç böyle şeylerle uğraşmıyorum kendi başımayken bile.

Tabii tüm erkekler adına konuşuyormuş gibi olmayayım. (Ya da tüm kadınlar adına. Belki başkaları da benim gibi apar topar dalıyordur genital bölgeye.)

Ben, kendi şahsi deneyimimden hareketle, partnerimin doğrudan genital bölgesine çok nazik biçimde dokunarak başlayabileceğimi düşünmüştüm. Bu yanlışmış. Çünkü o ben değilmiş. Ne acayip şeyler öğreniyor insan hayatta, bak benden başka insanlar da varmış.

*

Böylece bu sömestrın sonuna geldik. Şimdi birkaç hafta ara vereceğiz derslere. Bu arada da sonra ne yapacağımızı konuşacağız.

Son olarak: Bu dersten bahsettiğimiz birkaç arkadaşımız fikri çok enteresan buldular. (Hemen kendi müfredatlarını hayal ediverdiler.) Ama partnerleriyle bunu konuşamayacaklarını, partnerlerinin asla böyle bir şeyi kabul etmeyeceğini falan filan feşmekan söylediler.

Haftada N kere mi sevişiyorsun partnerinle? Bak yılda yaklaşık 50N eder. Dört yıl birlikte olsanız, 200N eder. Her biri en kötü ihtimalle yarım saat sürse, 100N saat demek. Bunca zamanı, hele ki birlikte-zamanı biraz daha kaliteli geçirmek için verilecek emeğe değmez mi? (Üstelik, bu insandan ayrılsan bile, öğreneceklerinin bir kısmını sonra da kullanabilirsin belki.) Diyeceğim şu: Ders mersle kasmaya gerek yok, biz kasıyoruz çünkü kasıntı insanlarız. Ancak; Konuşasınız! Konuşunuz!

İlişkilerin cheat mode‘u, açık açık konuşmaktır.