Monthly Archives: May 2014

Erkekler nasıl mastürbasyon yapar? #2

Önceki bölümde mekanı tuvalet, duş veya yatak odası olarak belirlemiş; pozisyon olarak da ayakta durmak, diz üstü durmak ve yatakta oturmak seçeneklerinden bahsetmiştim. Devam ediyorum:

#1 BEDEN POZİSYONUmasturbating man

  • OTURUR HALDE

2) Sandalyede Oturmak: Senden mastürbasyon yapan bir erkek hayal etmeni istesem aklına gelen ilk şey (şu yandaki çizimdeki gibi) bir koltuk ya da sandalyede oturmuş biri oluyordur herhalde.

– Gerçekten de birçok erkeğin bu şekilde mastürbasyon yaptığını sanıyorum. Bunun bir sebebi, erkeklerin çoğu kez bir video/film izlerken veya resimlere bakarken mastürbasyon yapmaları olabilir. Nitekim ben de çoğu kez böyle başlıyorum mastürbasyon yapmaya.

– Ama bence bu görüntünün aklımızdaki default mastürbasyon görüntüsü olmasının sebebi tembellik. Bu tembellik hem zihinsel hem bedensel. Bir kere, ekranda ya da dergide gördüğü görüntü dışında hayal gücünü kullanmayan bir erkekten bahsediyor olmalıyız (bunu ben de bazen yapıyorum). Yani -çoğunlukla sahte- bir görüntüyü kendi cinsel tatmini için yeterli bulmalı. Oysa benim genellikle tercihim bazı görüntüler izleyip tahrik olmak, ardından kendi hayalimdeki insanlarla bu sahneleri kendimce yaşamak oluyor. (Hatta sanırım mastürbasyonlarımın yarısında falan video/resim olmuyor. Bu durumda zaten oturmak için hiçbir sebep yok.)

Ayrıca, bu zihinsel tembelliğe eşlik eden bedensel bir tembellik de var. Ciddi bir kısmımız mastürbasyonu “gerçek” cinselliğin yedeği olarak görüyor. Böyle olunca tabii ki mastürbasyon esnasında yeni şeyler denemek veya biriyle sevişiyormuş gibi pozisyonlara girmek söz konusu dahi olmuyor. Oturduğu yerde işini bitiren erkek, sonrasında hayatına kaldığı yerden devam ediyor.

– Beni aslında en çok şaşırtan da bu son nokta, çünkü bu default mastürbasyon pozisyonu çoğunlukla biriyle sevişirken hiç kullanılmayan bir pozisyon. Yani, her ne hayal edersek edelim, bu pozisyondayken o hayalimizdeki pozisyonda (fiziksel olarak) nasıl hissedeceğimizi simüle etmemiş oluyoruz.wildwood

– Sonuçta: Boş zamanlarımızın (hatta çoğunlukla çalışırken geçirdiğimiz zamanın da) ciddi bir kısmı oturarak geçtiğine göre mastürbasyonun bu pozisyonda başlaması mantıklı. Ama sonra mastürbasyonun bu başladığı pozisyonda bitmesi, cinsel tembellikten başka bir şey değil. Daha kendi hayalinde bu kadar tembel olan insan sonra biriyle sevişirken nasıl etkin bir iletişim kuracak?

– Son bir ek: Ben odaklanmış bir şekilde bilgisayar başında çalışırken partnerimin (ya da hayalimdeki kişinin) eliyle veya ağzıyla beni uyarmaya başlamasına dair bir fantezim var. Bu istisna yukarıdaki söylediklerimi çürütmüyor bence.

3) Bağdaş Kurmak: Bunu sırf bu yazı için denedim. Üstelik, bana partnerli cinselliği en az çağrıştıran pozisyon olduğu için ilgimi çekti. Söyleyecek pek bir şey yok. Rahatsız bir pozisyon bence; ereksiyonumu korumayı bile başaramadım.

4) Klozete Oturmak: Son olarak, mekan olarak duş ve tuvaletin de seçenekler dahilinde olduğunu hatırlatayım. Duşta oturulacak pek bir yer yok. Ama tuvalette klozete oturmak mümkün. Bu konuyu daha önce çok detaylı anlattığım için kısaca değinip geçiyorum: Mastürbasyonun sonunda klozete ters olarak oturup boşaldığımda sonrasında temizlik derdi olmuyor. Ne sevişmekle ne de hayallerimle ilgisi olan, sadece pratik sebeplerle yaptığım bu tercihin birçok erkeğe de tuhaf geleceğini sanıyorum.

  • YATARAK

Bu konuya sonra yine geleceğim ya söylemeden geçmeme imkan yok: Mastürbasyon demek illa ki elimi kullanmam demek değil. Herhangi bir nesneye sürtünmek de sıklıkla başvurduğum bir yöntem. Bunu hesaba katınca yatarak mastürbasyon yapmanın gerçek avantajları ortaya çıkıyor.

– Yatarak mastürbasyon yapmanın az önce söylediğim “sonrasındaki temizlik” açısından bazı pratik sorunları var ve benim için bu sorunlar çok önemliler. Ama şimdilik boşalmaya daha çok varmış gibi yapalım ve bu dertlerimi yok sayalım.

Yatarak mastürbasyon yaptığımda birçok sevişme sahnesini birebir yaşayabiliyorum. Bunlar önceden yaşamış olduğum ve aklımda kaldıkları halleriyle bile beni tahrik etmeye yeten sahneler de olabilir, yaşamayı istediğim sahneler de. “Yaşamayı istediğim” derken: Hiç cinsel yakınlaşma yaşamadığım birini hayal ediyor olabilirim; veya partnerimle yeni bir pozisyon denemek istiyor olabilirim ve kendi başımayken bu pozisyonun rahat olup olmadığını test etmek isteyebilirim.

Male_masturbation_1

Yatarken yastık, yorgan gibi yumuşak nesnelere sürtünerek iki elimi birden serbest bırakabilirim. Bu hem sevişmeye daha yakın bir his veriyor hem de pozisyon çeşitliliği sağlıyor.

  • BEDEN POZİSYONU: SONUÇ

Dikkat edersen, hangi pozisyonun hangisinden daha iyi ya da daha kötü olduğuna dair bir tartışma yapmamaya çalıştım. Benim mastürbasyonlarım genellikle bu bahsettiğim pozisyonların birkaçını içeriyor, çünkü hepsinin farklı açılardan faydasını görüyorum. (Örneğin bağdaş kurmak, zor pozisyonlarda ereksiyonumu koruma konusunda ilginç bir egzersiz oldu.)

Face-Down

Yazı bittikten sonra görsel ararken bunu buldum. Hiç aklıma gelmemişti. Yüzükoyun yatıp mastürbasyon yapacaksam elimi neden kullanayım yahu?

#2 KIYAFETLER

Başlarken kamusal alanda olmadığımı, hatta oturma odasında bile olmadığımı, yani yalnız başıma olduğumu varsayarak başladım mekanı belirlerken. Ama yalnız başıma olmamın giysilerimi çıkarıp çıkarmamamla bir alakası yok.

– Eğer, mastürbasyonun ne kadar meşakkatli bir iş olduğunu anlattığım şu yazıdaki gibi, odamda başlayıp sonra tuvalete geçeceksem, tabii ki kıyafetlerimi çıkarmıyorum.

– Ama eğer zaten tuvalette veya duştaysam ya da odamda boşalacaksam, genellikle pantolonumu ve iç çamaşırımı çıkarıyorum. Çoğunlukla tişörtümü çıkarmıyorum, ama zaten sevişirken de tişörtümü çıkarmayı pek sevmediğim için bu benim açımdan çok önemli bir veri sayılmaz.

– Oturur pozisyonda mastürbasyon yapan erkekler sadece pantolonlarını indirmekle yetiniyorlar anladığım kadarıyla. Benim de böyle başladığım oluyor ama sonunda altımdaki giysilerin hepsini çıkarmış oluyorum.

Garip bir şekilde, biriyle sevişirken ilk yaptığım şey çoraplarımı çıkarmak olmasına rağmen mastürbasyon yaparken bununla hiç ilgilenmiyorum. Belki de, sevişirken nasıl göründüğümle daha çok ilgileniyorum ama mastürbasyon yaparken hiçbir pratik karşılığı olmayan bu görsel detaya kafa yormuyorum.

Çırılçıplak mastürbasyon yaptığım hiçbir an hatırlamıyorum. Sevişirken de tişörtümü çıkarmamın sebebi, partnerimin bana dokunabilmesi veya sarıldığımızda partnerimin tenini hissetmek oluyor. Mastürbasyonda böyle bir şey yok tabii.

– Tıpkı cinsellikte olduğu gibi, mastürbasyonun da önemli bir kısmında penisimi kıyafetlerimin üzerinden uyarıyorum. Hele ki yataktaysam ve ne bileyim yorganıma sürtünüyorsam falan, kıyafetlerimi çıkarmak çok sonra yaptığım bir şey oluyor.

Kıyafetlerimi çıkarmadan mastürbasyonu sonlandırdığım bir örnek hatırlamıyorum uzun süredir. Ama bu cümledeki “uzun süredir” lafı önemli: İlk kez mastürbasyon yapmaya başladığım zaman, aylar boyunca ellerimi hiç kullanmamıştım; açıkçası pek de gerekmemişti.

clothed_masturbation

Kıyafetle mastürbasyona güzel bir örnek: Birini hayal ederek evde dolaşırken bir nesneyle karşılaşıyorsun ve gerisi geliyor.

Kılık kıyafet düzenlemeleri hakkında aklıma gelenler bunlardan ibaret. Sonraki yazılarda da alet-edevat meselesi ve el-beden hareketleri hakkında ukalalık etmeyi düşünüyorum.

Yazının üçüncü ve son bölümü şurada.

Erkekler nasıl mastürbasyon yapar? #1

Erkekler genellikle nasıl mastürbasyon yaparlar, bilmiyorum. Hatta ben kendim nasıl mastürbasyon yaptığımı da pek iyi biliyor sayılmam. Öğrenmemin zamanı geldi de geçiyor.

Bu, ancak birkaç yazıda toparlayabileceğim bir konu. Bunu bir çeşit öznel mastürbasyon rehberi olarak okuyabilirsin. Bir rehber, çünkü elimden geldiğince detaylandırmaya çalıştım konuyu. Öznel, çünkü sadece benim kişisel deneyimlerime dayanıyor.

Bu, uzun bir aradan sonra, çok şahsi ve ayrıntılı bir yazı olacak.Print

YÖNTEM

İddiam şu: Erkeklerin ezici bir çoğunluğu, diğer bütün erkeklerin de aynı kendileri gibi mastürbasyon yaptığını sanıyor. Ve yanılıyor. (Kadınların ezici bir çoğunluğu ise erkeklerin nasıl mastürbasyon yaptığı hakkında zerre fikre sahip değil.)

Bilgisayar programı yazmış olanlar bilir, eğer komutları yeterince detaylı vermezsen bilgisayar ya keyfi olarak bazı başlangıç koşulları belirler ya da işleme dahi başlayamaz. Şimdi şunu hayal et: Karşındaki insana (bu bir erkek olabilir, hatta sadece bir ressam olabilir) nasıl mastürbasyon yaptığını anlatmak istiyorsun ve bu insanın da eylemi birebir canlandırmasını bekliyorsun.

Ben, kendi başına satranç oynayan insanlar gibi, bu oyunu kendi başıma oynamaya çalıştım. Mastürbasyon yaparken aslında ne kadar çok seçim yaptığımı fark ettim. Kimi seçimlerimin gereksiz olduğunu, kimi seçimlerimden daha iyi seçimlerin var olduğunu fark ettim.

Seni de bu oyuna davet ediyorum. Belki bedenimizle ilgili yeni bir şeyler keşfederiz. Şimdi adım adım ilerleyelim:

#0 NEREDEYİZ?

Önce mekanı belirleyelim. Birçok erkeğin duşta, tuvalette ve kendi yatak odasında mastürbasyon yaptığını sanıyorum. O yüzden (kendim yapmasam da) tanık olmama rağmen okul servisi, derslik, park gibi seçenekleri şimdilik eliyorum. Tanık olmadığım ama seçenek dahilinde olan mutfak, asansör, balkon, teras gibi seçenekleri de geçelim. Böylece elimizde tuvalet, duş ve yatak odası kalsın.

#1 BEDEN POZİSYONU

  • AYAKTA

1) Ayakta sabit dururken mastürbasyon yapmak görece yorucu ve zor. Belli bir süre sonra kendiliğimden bir yere yaslanıyorum.leaning

Eğer sırtımı yaslarsam, gereksiz ve alakasız bir uyaran ekleniyor denkleme: Soğuk bir duvar olabilir yaslandığım, ya da sabit duracağından emin olamadığım bir dolap olabilir. Genellikle sırtımı yasladığım bu pozisyon kısa sürüyor.

Bir elimle duvara yaslanıp azıcık öne doğru eğilmek ilginç olabiliyor. Bu pozisyonda uzun süre devam edebilirim: Hem ağırlığımın bir kısmını bacaklarımdan koluma aktarıyorum, hem de duvarla benim aramda biri olduğunu hayal edebilirim.

2) Genel olarak, boşalırken uyluk kemiğimle yumurtalıklarım arasında kalan kaslar kasılıyor. (Aşağıdaki şekilde “adductor group”, “adductor mandus” ve “gracilis” diye işaretlenmiş olanları kast ediyorum ama tam olarak hangileri bilemeyeceğim.)

leg muscles

Bu yüzden, ayakta boşalmak bu kaslarımız ağrımasına sebep oluyor. Üstelik boşalma anını da eziyete çeviren bir durum bu. Böylece, bir süre ayakta devam ettiysem de, boşalma anına yaklaştıkça oturmayı tercih ediyorum.

3) Biriyle seviştiğini hayal ediyorsam, ayakta birçok ilginç pozisyon var:one leg on chair

– Bir ayağımı daha yüksek bir zemine koyduğumda, o zeminde oturan birinin bana oral seks yaptığını veya yine aynı zeminde dizlerinin üstünde domalmış olduğunu (doggy-style‘ın çevirisi bu mudur?) hayal edebilirim.

Bir bacağımı bu şekilde germek ayrıca tüm bedenimi ileri geri hareket ettirmemi sağlıyor. Buna döneceğim ilerde.

– Dizlerimi hafifçe kırarak yarı çömelmiş bir pozisyonda devam edebilirim. Bu da yine tüm bedenimi ileri geri hareket ettirmemi sağlıyor. Ayrıca karşımda benimle hemen hemen aynı boyda biri olduğunu hayal ediyorsam, ayakta penetrasyon pozisyonu için gayet gerçeğe yakın bir deneyim oluyor.SquatHalf

Ancak, önceden de bahsettiğim gibi, çömelince bacak kaslarım özellikle çok kasıldığı için boşalma yaklaştığında başka pozisyonlara geçmeyi tercih ediyorum.

4) Tüm bunlara ek olarak, ayakta biriyle sevişme simülasyonu yapmanın başkaca kolay yolları da var. Duvarla arama yastık vb. bir nesne koyup bu nesneye sürtünebilirim örneğin. Ya da dizlerimi kırarak duvara yaslanıp mastürbasyon yapabilirim.

  • DİZ ÜSTÜNDE

İlk başta ben de “ayakta”dan sonra “oturarak” seçeneğinin geldiğini düşünüyordum, ama tam oturacakken fark ettim ki ondan önce gelen bir pozisyon daha var: Diz üstünde durmak.

1) Yerde diz üstünde durduğumda kısa süre sonra dizlerim ağrımaya başlıyor. Zaten benim burada kast ettiğim (ve sevişirken de sıklıkla yaptığımız), yatakta diz üstünde durmak.

2) Diz üstünde durmanın birçok fiziksel avantajı var: Bedenimi ileri geri hareket ettirme imkanım var. Yumuşak bir zeminde olduğum için dizlerim acımadan bunu yapmak mümkün. Hem öne hem de geriye doğru esneyebilirim.Wiki-dstyle Sadece tek dizimin üstüne çökebilirim.

3) Ayrıca diz üstü pozisyonda, biriyle seviştiğimi hayal etmek de gayet mümkün.

4) Diz üstünde durmaktan yavaşça diz üstünde oturur pozisyona geçebilirim. Ve yavaşça bağdaş kurmaya ya da arkama yaslanarak oturur pozisyona geçmek de mümkün.

  • OTURUR HALDE

Her şeyden önce, oturmak var, oturmak var. Hepsinin ayrı ilginçlikleri var. Tek tek bakalım.

1) Yatakta Oturmak: Bu pozisyonu daha önce denememiştim. (“Madem yataktayım, uzanabilirim de gayet.” diye düşünmüşüm hep.) Ama yatakta oturur pozisyonun ilginç bir avantajını keşfettim: Bacaklarımı düz ve kapalı biçimde uzatabiliyorum.

Bu pozisyonu keşfettiğime çok sevindim. O yüzden biraz açıklayayım:

– Arkama bir yastık koyduğumu, böylece sırtımın tam düz olmadığını, daha ziyade yatarken kitap okur gibi yarı-yatar pozisyonda olduğumu düşün.

half lying– Diğer oturma pozisyonlarında, yumurtalıklarım sebebiyle bacaklarımı biraz aralamam gerekiyor. Ama, her nedense bu yarı-yatar yarı-oturur pozisyonda böyle bir ihtiyacım olmadı.

– Bu pozisyon gerçek dünyada hiç karşılaşmadığım bir pozisyon. Bacaklarım kapalıyken penisimin bir kısmı bacaklarımın arasında kaldığı için, penetrasyona pek uygun olmayan bir pozisyon. Keza partnerim beni eliyle veya ağzıyla uyarmak istediğinde de aynı şekilde bacaklarımı aralamam gerekiyor. Oysa bacaklarım tamamen kapalıyken bambaşka bir hissim oluyor.

2) Sandalyede Oturmak: Bu sanırım birçok insan için “default” pozisyon. Oysa üzerine konuşulabilecek öyle çok şey var ki.

Bir sonraki yazıda buradan devam edeceğim.

Daha pozisyon bile belirleyemedik, bari sonraki yazıların fragmanını vereyim:

#1 Beden Pozisyonu (devam)

#2 Kıyafetler

#3 Alet edevat

#4 El hareketleri

#5 Beden hareketleri

Yazının ikinci bölümü şurada.

Benimle uyur musun?

İngilizce’deki “to sleep with someone” lafının Türkçe karşılığı “biriyle yatmak”. Birebir çevirsek “biriyle uyumak” olması lazım ama teklif tam da yatmak ama uyumamak olduğu için çeviride itiraz edilecek bir şey yok.

Ama ne İngilizce’de ne de Türkçe’de gerçekten de biriyle birlikte uyumak için geniş kabul gören bir deyiş olmaması konuşmaya değer. Nasıl ki “erkek arkadaş” lafı illa ki romantik bir şeyler çağrıştırıyorsa ve “cinsiyeti erkek olan bir arkadaş” gibi tuhaflıklarla uğraşıyorsak, benzer şekilde, uyumak da illa seksle denkleşecek şekilde kullanılıyor.

Dikkat edersen, uyumak, seksi içerecek değil, seksle denkleşecek şekilde kullanılıyor.Print

Bu denkliğin kendisine de karşı çıkılabilir, ama benim bu yazıda yapmak istediğim, denklenen şeyin ne olduğunu konuşmak. Çünkü (benim durumumda, en iyi ihtimalle) bir saat süren bir etkinliğe kıyasla; birlikte uykuya dalmak, sarılarak uyumak, ten kokularımız birbirine karışmış bir şekilde uyanmak, öpülerek uyandırılmak (ya da öperek uyandırmak) vb. ile geceden sabaha uzanan tüm süreçten aldığım cinsel haz çok daha fazla.

Söylemek istediğim şey “Ay orgazm da neymiş, önemli olan duygusal paylaşımlar.” gibi romantik klişeler değil. Bak şimdi bir kenara “sevişme”yi, bir kenara da “birlikte uyuma”yı koyalım.

  • Her şeyden önce, bunların birbirini dışlamasına gerek yok. Sevişip birlikte uyunabileceği gibi, birlikte uyuyup sabah sevişerek uyanılabilir. Bu “bir kenara onu, bir kenara öbürünü koyma” ile varmak istediğim yer şu:
    • Biriyle sevişip evlerimize dağılmamız yerine, o kişiyle cinselliği çağrıştıran hiçbir şey yapmadan birlikte uyumayı açık ara tercih ederim. Evet seksin kendisi önemli, ama özellikle seksten hemen sonra hissettiklerim tüm deneyimi anlamlandırmam açısından kilit rol oynuyor.
      Sevişmenin ardından tüm bedenim rahatlamışken ve gevşemişken gelen yalnızlık hissi, biriyle (istememe rağmen) sevişememiş ama yine de birlikte uyumuş olmaktan çok daha zor. Dahası, o yalnızlık hissiyle seksi baştan düşünmeye başlıyorum ve daha az önce aldığım haz da ortadan kalkıyor.
    • Üstelik boşalmak benim kendi başıma tuvalette beş-on dakikada yapabildiğim bir şey.

      one-night-stand

      “One night stand” kostümü

Bu uyarıdan sonra, hadi şimdi ikisi birbirinden ayrıkmış gibi yapalım.

  • Ne kadar enteresan pozisyonlar falan denersek deneyelim, hardcore sevişme sırasında olan biten şeylerin ciddi bir kısmı partnerimden bağımsız oluyor. Yani, partnerimin kim olduğu, birçok açıdan o kadar da önemli olmuyor.
    Çünkü aslında o ana anlamı veren, anın ardından gelenler oluyor. Böylece sevişmenin güzel geçip geçmediği, sevişmenin kendisinden daha çok sevişmenin sonrasına bağlı oluyor.
    Bu süreç  devam ettikçe, partnerimin kokusu ve teniyle hem bilinç düzeyinde hem de bilinçsiz olarak (uykudaki dokunuşlar vb.) etkileşim içinde oldukça, saatler önceki seksin de anlamı gelişiyor ve derinleşiyor. İşte ancak bu aşamada partnerim kimliğini kazanıyor ve gerçekten onunla sevişmiş olduğumu hissedebiliyorum.
  • Ayrıca, eğer bu post-sevişme süreci telaşa gelirse, sanki tüm seks telaşa gelmiş gibi hissediyorum.
    Sevişme benim için yatağa girmeden çok çok önce başlıyor. (üstelik yalnız olsam bile) Aynı şekilde, apar topar bittiği zaman da kafam karışıyor.
    Bir anda başlayıp bir anda biten bir sevişme yerine, yavaş yavaş yoğunlaşan ama soyunma noktasına bile gelmeden yine aynı şekilde yavaş yavaş durulan bir deneyimi tercih ederim.*

Böylece, özgür seksle ilgili şu yazının sonundaki soruların hepsine bir miktar yanıt vermiş oldum kendi açımdan. Bitirmeden, bir konuya tekrar dikkatini çekmek istiyorum: Burada

“Önemli olan Cuma gecesini kimle geçirmek istediğin değil, tüm Cumartesi gününü kimle geçirmek istediğin”.

gibi “romantizm vs. seks” gibi bir ayrım yapmıyorum. Tam tersine, doğrudan seksten aldığım zevk ve anlam açısından kıyaslıyorum biriyle yatmak ve biriyle birlikte uyumayı.

waking up next to you

***

* Tabii uzun bir ilişkiden bahsediyorsak bu son dediğim pek anlamlı değil. Uzun süreli bir ilişkide cinsellik zaten tüm ilişkiye yayılmış oluyor ve, ister asansörde sevişelim ister çalıların arasında, o deneyimi anlamlandırmak için ihtiyacım olan süreç hayat içerisinde devam ediyor. Burada, ilk kez tanıştığım veya cinsel olarak yakınlaşmaya yeni başladığım durumları kast ediyorum.

“Fake Orgasm” ve bilumum sahte şeyler

Bu bir film tanıtımı. Filmin künyesi şöyle:

“Fake Orgasm” 2010fake-orgasm-24

Yönetmen: Jo Sol

Oyuncular:
Lazlo Pearlman,
Veronika Arauzo,
Lydia Lunch.

İspanyol yapımı bir film. Hem belgesel, hem bir aktivist proje, hem kurgusal, hem de kişisel bir gizeme yolculuk projesi. İngilizce ve İspanyolca blogları var. Ayrıca üç tane fragmanı var.

Film, bir gece kulübünde düzenlenen orgazm taklidi yapma yarışmasıyla başlıyor. Önce kadınlar çıkıyor sahneye, ardından erkekler. Neden orgazm taklidi yaptıklarını, ne sıklıkta yaptıklarını anlatıyorlar, ardından da performanslarını izliyoruz.

Ama bu, filmin sadece ilk 15 dakikası.

Ardından, taklit etmek, rol yapmak vb. kavramlar üzerine çok şaşırtıcı bir tartışma başlıyor. Filmde bundan sonra olanları söyleyip spoiler yapmamanın imkanı yok, o yüzden daha fazla anlatmayacağım.

55-LazloShanti

Belki şöyle birkaç iştah açıcı soru sorabilirim, filmin sürprizlerini mahvetmeden:

  • Ne sıklıkta, partnerine, onun “başarılı” bir partner olduğu mesajını vermek için bir şeyler yapıyorsun? Bu orgazm taklidi de olabilir, ama daha genel olarak, onun övgü beklediğini fark edip yaptığın övgüler de olabilir.
  • Bir kadın neden orgazm taklidi yapar?
  • Bir erkek neden orgazm taklidi yapar?
  • “İşlerin yolunda gittiği” izlenimi uyandırmak için başka ne gibi taklitler yapıyoruz? Bizden beklenenleri gerçekleştirmek için neleri taklit ediyoruz?
  • Örneğin, “erkek adam ağlamaz” ya hani, “adam gibi adam” taklidi yapıp gözyaşlarını saklayan bir erkeğe denk geldin mi hiç? Ya da, ne bileyim, kadın-erkek rollerinin değişik biçimde yapıldığı bir salsa gecesine tanık oldun mu?

Filmin tamamına şu bağlantıdan ulaşılabiliyor. Şiddetle ve ısrarla tavsiye ediyorum.

fakeorgasm1