Monthly Archives: May 2017

Parmak olayları

Seks eğitimimin beşinci haftasında partnerimi parmak penetrasyonu ile uyarmayı öğrendim. Uzun uzun ne yaptığımızı anlatacak değilim. Ama şunları söyleyeyim bak:

Ne ben, ne de partnerim, G noktası diye bir şeyden haberdarız. Ortada bir noktadan ziyade uyarılabilecek genişçe bir alan varmış gibi görünüyor.

Böyle değil.

Bu geniş alanı uyarmak için genel olarak söylenen, parmağını veya parmaklarını partnerinin vajinasına sokup “Buraya gel” işareti yapacak şekilde hareket ettirmen.

Anladığım kadarıyla bu iyi bir başlangıç olabilir, ancak olay bundan ibaret değil. Asıl mesele, görmediğin, yarım yamalak hissettiğin bir bölgeye dokunuyor olman.

Cidden şiddetle herkese, bir kez bunu bir egzersiz olarak yapmalarını öneriyorum: Konuşun.

Bir kerelik, parmakla uyarma süresince tuhaf şeyler deneyin:

  • Birden fazla parmak kullan mesela. (Benim partnerimin canı acıdı. Zaten çok da derine gitmeme imkan olmadı.)
  • Farklı parmaklar dene: İşaret parmağı mı, orta parmak mı daha rahat hareket etmeni sağlıyor?
  • Parmağını kendi ekseni etrafında çevir, penetrasyonu böyle farklı şekillerde başlat ve sonra “Buraya gel” hareketini dene.
  • “Buraya gel” işareti yerine, yatay ve dikey daireler çiz.
  • Hatta, hareketi tersine çevir: Yani “Buraya gel” hareketini, filmi tersten izliyor gibi, fiske atıyormuşsun gibi ileri doğru yap. (Aman diyeyim vajinanın içinde fiske atayım deme – en azından partnerine danışmadan. Burada sadece parmak hareketini tarif etmeye çalışıyorum. Sonra benden bilmeyin.)
  • Partnerinin sana yakın duran bacağını kaldır, bu belki el bileğini rahatlatabilir.
  • Partnerini yan çevir, veya yüzükoyun uzanmasını iste. Kendi pozisyonunu da gözden geçir: Yanında mı duruyorsun, bacaklarının arasında mı, yoksa onun göbeğinin üstüne mi oturuyorsun, veya partnerinin yanında mı uzanıyorsun?

Tüm bunları bilinçli olarak ve mesela birer dakika boyunca dene. Sen denerken de partnerinden yorum yapmasını iste. “Ben her şeyi deneyeyim, sonra nasıl hissettiğini sorarım.” diye düşünme. O anda, sen bir şey denerken anlatsın o şeyin nasıl hissettirdiğini.

Bunu böyle önermemin sebebi, başta da dediğim gibi, ne yaptığımızı pek bilemiyor olmamız. Görmüyoruz; zaten dokunmakta olduğumuz alanın nasıl bir şey olduğu hakkında da pek fikrimiz yok. Bundan dolayı, senin benim belki de hiç farkında bile varmayacağımız küçük değişiklikler (özel bir noktaya özel bir şekilde dokunmak, veya açıyı azıcık değiştirmek gibi) partnerlerimiz için çok şey ifade ediyorsa bunun ayırdına o anda varmamız çok zor, bu yüzden de partnerimizin hoşuna giden bir şeyi keşfetsek de sonrasında tekrarlamayı beceremeyebiliriz.

Konuşun işte.

Bir kerelik.

Evet, tuhaf hissediyor insan sevişirken “Hah şöyle yap.”, “Ay ne yapıyorsun?”, “Dur oraya değil”, “Biraz daha yavaş.” gibi laflar duyunca.

Ama bir kerelik dene. Deneyin.

Eğer kötü giderse, suçu bana at. (Eposta olarak at mesela: birseyinanilari [malum a işareti] riseup.net )

Haydi şimdi bütün eller klit’e

Seks101 dersimin dördüncü haftasında partnerimin klitorisini elle uyarmayı öğrendim. En zor derslerden biri olacaktı, ama biz kolaylaştırdık. Yani çaylaklar için olan versiyonunu öğrendim.

Bu “yeni başlayanlar için klit” dersinde, klitorise doğrudan temas etmedim. Partnerim özellikle hassas olduğundan, doğrudan parmaklarımla uyaracak olsam, yanlış bir hareketimde canını yakabilirdim. Bu yüzden, iç çamaşırının üstünden uyarmayı öğrendim sadece.

Önce şu varyasyonları denedim:

  • orta parmağımla klitorisin etrafında daireler çizmek
  • klitoris işaret parmağımla orta parmağım arasına gelecek şekilde ileri geri hareket ettirmek
  • zarifçe, işaret parmağımın tırnaklarını klitorisin üstünde ve çevresinde gezdirmek

En çok zorlandığımız husus, benim bu işleri uzun süre yapabileceğim rahat bir pozisyon bulmak oldu. Bir türlü bileğimi nasıl tutsam rahat edeceğimi bilemedim. En aptalca şu pozisyonda rahat ediyorum bak: İkimiz de sırt üstü uzanıyoruz yan yana, ben solda, o sağda. Ben sağ elimle onu uyarıyorum. Böyle olunca eyvallah, kafadan bir 15-20 dakika devam edebilirim. Ama dikkat edersen, bu saçma pozisyonda sol elim işlevsiz biçimde bir kenarda duruyor, ayrıca sırt üstü uzandığımdan partnerim de bana dokunamıyor doğru dürüst. Abuk subuk işler.

Dersin üçte ikisini bu rahat pozisyon arayışıyla geçirdik. Bir türlü bileğimi rahat ettiremedim. Arada “Ya ben böyle seni biraz uyarsam, sonra dilimi kullansam? Oluyo mu öyle?” diye dersi kaynatmaya çalıştım, hoca numarayı yemedi.

Üstüme çıktı, elimin tersiyle uyarmayı denedim; yüzükoyun yattı ben üstüne çıktım, elimi koymaya çalıştım; kaşık pozisyonunda uzandık; neler denemedik. (Dikkat edersen, klitorisi uyarmak için en uygun pozisyon, ortamda başka hiç kimsenin olmaması ve bir insanın doğrudan kendini uyarması.)

Neyse, uzun lafın kısası, insanlar nasıl olup da uzun uzadıya partnerlerini elle uyarıyorlar anlayabilmiş değilim. Ağrımıyor mu yahu bileğiniz?